BİİBF’de “Karabağ Sorunu ve Hocalı Katliamı” Konulu Bir Seminer Düzenlendi

26 Şubat 1992 yılında Ermeni güçlerince Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesinde yer alan Hocalı kasabasında gerçekleştirilen katliamın üzerinden 25 yıl geçti. Fakültemizde öğrenim gören Azerbaycan uyruklu yabancı öğrencilerin girişimi ile Hocalı Katliamında ölenlerin anısına 09 Mart 2017’de “Ermeni Milliyetçiliği ve Bölgesel Sonuçları; Karabağ Sorunu ve Hocalı Katliamı” Konulu bir seminer düzenlendi. Didem Yaman Amfisinde gerçekleştirilen ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Bülent ULUDAĞ’ın konuşmacı olarak katıldığı seminer programı Hocalı Katliamını anlatan kısa bir belgesel gösterimi ile başladı. Sonrasında sözü alan Uludağ Hocalı katliamının yaşandığı dönemde içinde bulunulan konjonktürden ve günümüzde değişen güç dengelerinden bahsetti.

1990’ların başında her anlamda zayıf bir devlet olan Azerbaycan ve arkasında Rus desteği bulunan Ermenistan hükümeti arasında başlamış olan ve yılladır devam eden Karabağ sorunu için koşulların çok değiştiğinden söz eden Uludağ; “Azerbaycan hükümeti ordusu, silahlanma düzeyi ve ekonomideki gelişmelerle birlikte günümüzde artık Karabağ konusunda çok ciddi bir çatışmayı sürdürebilecek durumdadır.” dedi. Dağlık Karabağ bölgesinin resmiyette hala Azerbaycan toprağı olması nedeniyle burada yaşanan çatışmaların Azerbaycan iç çatışması olduğunu vurgulayan Uludağ, “Bölgede yaşanan çatışmaların uluslararası boyutları olabilir ancak bu iki devlet arasında yaşanan bir çatışma değildir. Bu ayrıma dikkat edilmeli” dedi. Bu ayrımın Ermenistan hükümeti ile Rusya arasında var olan Kolektif Güvenlik Antlaşması gereği önem arz ettiğini belirten Uludağ günümüzde Karabağ’da yaşanan çatışmalarda Moskova hükümetinin Kolektif Güvenlik Antlaşmasını işletemeyeceğini zira ortada Ermenistan’a yönelik bir saldırı olmadığını belirtti. Karabağ sorununda Ermenistan’ı destekleyen Rusya’nın değişen güç dengelerini iyi gözlemlediğini belirten Uludağ, “Artık Moskova’nın etkin desteği de bir fayda vermez. Zira bu durum Moskova hükümetine bir iç savaşa ya da ayrılıkçı bölgenin destekçisi olma durumuna düşmekten başka bir getiri sağlamayacaktır.” şeklinde konuştu. Son olarak özellikle petrol ve doğalgaz ekonomisi ile günümüzde önemli ilerlemeler kaydeden Azerbaycan hükümetinin Karabağ sorununun artık zayıf tarafı olmaktan çıktığını belirten Uludağ, “Şu anki güç dengesi koşullarının Karabağ Ermenilerinin ve Ermenistan’ın aleyhine Azerbaycan’ın ise lehine geliştiğini söyleyebiliriz.” dedi.

Seminer programına fakültemiz öğretim üyelerinin ve öğrencilerinin ilgisi yoğundu.